Paris Gezi Rehberi

Hemen harekete geçin ve

Yeni Yazılarımdan Anında Haberdar Olmak İçin Üye Ol!

Paris Gezilecek Yerler

Sanat, kültür ve medeniyetin başkentlerinden Paris’te siz o meşhur “Paris Sendromu’nu”  yaşar mısınız bilemiyorum ama ben yaşamadım. 🙂 Paris’i sadece sokakları parfüm kokan masalsı bir aşk şehri olarak hayal etmediğimden ya da şehri gezmeden önce anlatılanlara pek kulak asmadığımdan belki de. 🙂 Benim gözümden Paris bundan çok daha fazlası! Sofistike, asil, görkemli, ahenkli ve tabi entelektüel…  Şehirde inatçı bir sağanak yağmur eşliğinde sadece 1,5 günüm vardı! 🙂 Kaç şemsiye kırdım, kaç mont değiştirdim hatırlamıyorum! 🙂  Ama bir şehre yağmur bu kadar mı yakışır? Hatırladığım tek şey sürekli karşıma çıkan eşsiz Eyfel kulesinin silüeti, Ressamlar tepesinin zarifliği, Le Marais’in dar sokakları, kaç kez turladığımı hatırlamadığım büyülü Şanzelize Caddesi, Sen Nehri’nin kıyısındaki sakin bir kafede yudumladığım eşsiz kahvem, sinematografik pozları ile Shakespeare and Company!

Ve tabi kulağımda aşık olduğum Midnight in Paris filminin o meşhur repliği;

“Bak, bazen düşünüyorum da iyi bir kitap, bir resim, bir heykel, bir senfoni yaratan bir sanatçı, nasıl olur da harika bir şehirle rekabet edebilir? Edemez. Etrafına bir bak! Her sokak, her cadde hepsinin özel bir sanatsal biçimi var. Ve bilirsin ki bu soğuk, vahşi ve anlamsız evrende Paris diye bir yer var. Şu ışıklara bak! Jüpiter veya Neptün’de bir halt olduğu yok. Ama uzaydan bile buradaki ışıkları kafeleri, insanların şarkı söylediklerini görebilirsin. Hepimiz biliyoruz ki Paris evrenin göz bebeği…”

Haydi gelin bu güzelliği beraber keşfedelim. Siz de

Neler Yaparım?

Çiğdem'in Favorileri

Champs Elysees Caddesi

Bir ucunda Concorde Meydanı, diğer ucunda ise Arc De Triomphe… Şanzelize caddesi dünyanın en ünlü ve güzel caddelerinden biri. Kalabalık ve ışıltılı ambiyansı, ünlü restoranları ve kafeleriyle inanılmaz güzelsin Champs Elysees! 🙂

Paris metrolarında kaybol

Fransız caddeleri kadar o caddelerin altı da sanat kokuyor! Paris metrolarını köhne bulabilirsiniz ama asla sıradan bulamazsınız! Louvre Rivoli, Concorde, Luxembourg ve Pont Neuf Lo Monnaie istasyonlarını mutlaka görün.

Eyfel Kulesi

Paris’in hatta Fransa’nın simgesi! 🙂 Bir turist olarak koşa koşa gidip fotoğraflayacağınız ilk yer. Uzaktan da yakından da harika fotoğraflanıyor. Tabi önü ve içi her daim kalabalık! Kulenin halka açık katlarından Paris manzarası müthiş! İçerideki şık restoranlarda Fransız lezzetleri eşliğinde Paris manzarasının tadını çıkarın.

Louvre Müzesi

Dünyanın en en büyük sanat müzesi! İçeride binlerce sayıda modern ve klasik sanat eseri var. Girişte uzun kuyruklara denk gelmemek için sabahın erken saatlerinde gelin ve müzenin tamamını gezmek istiyorsanız gününüzün büyük kısmını buraya ayırın. Zira içerisi neredeyse 9-10 futbol sahası büyüklüğünde! 🙂

Paris’te Makaron ve Sıcak Çikolata

Paris’teyseniz diyeti bir kenara bırakın. 🙂 Hamur işleri, makaron ve sıcak çikolataların eşsiz lezzetine kendinizi kaptırın. Pierre Heré, Paul, Le Moulin de la Vierge, L’heure Gourmande, Le Moulin de la Vierge, Le Loir dans la Théière favori kafelerim! Magnifique!

Paris kahvelerini keşfet

Paris’in tatlıları kadar kahveleri de meşhur. Favorim Café Noir yani espresso! “To go” sipariş edecekseniz baristaya “À Emporter” demeniz gerekiyor. 🙂 Şık Paris sokaklarını sabahın en erken saatlerinde sıcacık bir kahve eşliğinde dolaşmaya bayılıyorum. Café Craft, Paul, O Coffeeshop favorilerim!

Yapılacaklar

Detayları görmek için başlıklara tıklayın.

Paris’in en büyüleyici yapılarından biri Pantheon! İçinde birçok yazar, sanat adamı ve düşünürün mezarı bulunuyor. Victor Hugo, Emile Zola, Alexander Dumas, Pierre Curie, Marie Curie, Voltaire’in anıtları büyüleyici. Dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü ispatlayan ünlü fizikçi Léon Foucault’un 1851’de Panthéon’un kubbesinden aşağı sarkıttığı ünlü Foucault Sarkacı‘nı görmeden dönmeyin!

paris gezi rehberi cigdem ceylan

Arc De Triomphe yani Napolyon’un talimatıyla 1806 da başlayıp yapımı 30 yıl süren Zafer Takı, Paris’in ikonlarından biri. Tepesine çıkmak için döne döne yükselen rahatsız merdivenlere kendinizi hazırlayın derim. 🙂 Çıktığınıza göreceğiniz terasın muhteşem manzarası ise tüm sıkıntılara değer. Bana güvenin! 🙂

paris gezi rehberi cigdem ceylan

Şanzelize Caddesinin başındaki bu meydana ben bayılıyorum. Concorde meydanı birçok kişi için sadece bu ünlü caddeye bir bağlantı noktası olabilir ama benim için vakit geçirmeyi ve fotoğraf çekmeyi en sevdiğim yerlerden biri. Tarihini muhakkak okuyun. Fransız devrimi esnasında hoş olmayan olaylara tanıklık etmiş, Kral 16. Louis  ve Kraliçe Marie Antoinette giyotinle bu meydanda idam edilmiş… 1830’larda ise meydana Luksor Tapınağı’ndan getirilen Dikilitaş eklenmiş. Mutlu gezmeler! 🙂

paris gezi rehberi cigdem ceylan

Paris’in en çok fotoğraflanan ve merak edilen yapılarından biri kesinlikle Notre Dame Kilisesi! Sen nehri üzerindeki küçük adada bulunan ve Napolyon’un taç giyme merasimine de tanıklık etmiş bu kilisenin gotik mimarisi muhteşem! Tarihi çok çok eski. Taaa 1300’lere dayanıyor. Dış cephedeki Chiméres veya Gargoyle olarak da bilinen yaratık heykelleri çok ilginç. Bu korkunç görünümlü heykellerin bu kiliseyi kötü ruhlardan koruduğuna inanılırmış. Müthiş Paris manzarasını görmek isterseniz kilisenin içindeki 422 basamağı tırmanmanız gerekiyor! 🙂 Giriş 10 eur.

paris gezi rehberi cigdem ceylan

Ressamlar tepesi diye bilinen semt, belki de Paris’in en bohem yeri! Her türlü sanatçıya ev sahipliği yapan Montmartre, zarif duruşunun yanında ziyaretçilerine özgün bir ambiyans sunuyor bence. İçerisinde Paris’in göz bebeği Sacre Coeur’u da barındıran semt görülmesi gereken yerlerin en başında geliyor benden söylemesi! 🙂

paris gezi rehberi cigdem ceylan

Paris manzarasını panaromik olarak Eyfel’den bile daha iyi izleyebileceğiniz bir yer var desem inanır mısınız? Bence inanın! 🙂 Sacré Coeur, ihtişamlı bembeyaz yapısı ile şehrin incisi kesinlikle. Akşamları ise bambaşka bir havaya bürünüyor. Özellikle fünikülerden manzarayı izleyerek aşağı inmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Çocuklara yönelikmiş gibi görünse de, kesinlikle yetişkinlerin daha çok tadını çıkardığı bu masalsı yer görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. 🙂 Bu rüya gibi deneyim içinizdeki çocuğu ortaya çıkaracak, sizde unutulmaz anılar bırakacak. Zamanı efektif kullanmak ve sıra beklememek için fastpass almanızı tavsiye ederim. Disneyland’ın hakkını vererek deneyimlemek için 1 günün yetmeyeceğini baştan söyleyeyim de ona göre plan yapın! 🙂

paris gezi rehberi cigdem ceylan

Metro ile Eyfel Kulesi’ne yarım saat, Notre Dame kilisesine ise 10 dakika uzaklıktaki Lüksemburg Bahçesi aşırı keyifli. 23 hektarlık yemyeşil, sakin, dinlendirici bu bahçe ruhunuza çok iyi gelecek. Özellikle yaz aylarında Parisli’lerin de favorisi burası! Merkezde bir havuz, etrafında ise dinlenmemiz için yüzlerce sandalye, kafalarımızda ise aynı soru var! 🙂 Bu sandalyeler nasıl ortadan yok olmuyor? 🙂 Yaz kış demeden oldukları yerde duruyorlar. Halk doğaya ve insanlara çok çok saygılı da ondan. Bu arada 300 yıllık portakal ağaçlarını görmeden dönmeyin! 🙂

Burası La Coulée Verte olarak da geçer. Before Sunset filmini izleyenler hatırlayacaktır bu parkı! Burası sıradan bir park değil! Promenade Plantée, Paris’in doğusunda, kullanılmayan bir demiryolu hattının üzerine 4.7 kilometre uzunluğunda inşa edilmiş bir park! 🙂 İlginç değil mi? Paris’in trafiğinden biraz kaçmak, yüksek bir noktadan Paris mahallelerinin manzaralarını seyretmek istemez misiniz? Bence burası müthiş ve çok romantik. 🙂

360 derecelik bir Paris manzarasının tadını çıkararak bir şeyler yemek içmek istiyorum diyenler toplanın! 🙂 Büyük Printemps alışveriş merkezinin tepesinde, Paris’te başka hiçbir yerde bulamayacağınız muhteşem manzaralar sunan gizli bir kafe var. Asansör ile en üst kata ulaşıp yürüyen merdivenler ile bir üst kata daha çıktığınızda bu harika kafe ile karşılaşacaksınız. Hakikaten nefes kesici! 🙂

“Paris’te ortaçağ’dan kalma bir Old Town havası arıyor gözlerim!” derseniz bu mahalle tam sizlik! Ve tabi benlik. 🙂 Le Marais, şehir merkezinde, Yahudi ve farklı toplulukları ile tanınan bir mahalle. Bu anlamda ilginç bir havası var. Özellikle hafta sonları dolaşmak için harika bir yer. Le Marais’in dar sokaklarında dolaşmak ve eski bina duvarlarının fotoğrafını çekmek çok çok keyifli.

Moulin Rouge, Fransız Cancan dansıyla zamanında ün kazanmış Paris’in en ünlü gece kulüplerinde biri! Her ülkeden turistlerin uğrak yeri burası, o kadar ünlü ki filmlere, video kliplere bile konu olur zaman zaman! 🙂

paris gezi rehberi cigdem ceylan

Paris’in ve Eyfel’in en güzel fotoğraflarını çekmek istiyorsanız uğramanız gereken yerlerden biri de Trocadéro. Paris’in panoramik manzarası buradan hakikaten müthiş. Eyfel Kulesinin tamamını yakından görüntülemek belki çok zor ama kule Trocadero’dan harika görünüyor. Gece manzarası ise ayrı güzel. Etraf genelde her zamanki gibi çekik turist kaynasa da araya kaynayıp güzel bir kare yakalayacağınıza eminim. 🙂

Shakespeare and Company, Fransa’nın en ünlü kitapçılarından bir tanesi! Kitaplarla ilgilenmiyorsanız bile muhakkak önünde fotoğraf çektirin çünkü bu kitapçının çok sinematografik bir görüntüsü var! Shakespeare and Company dünyadaki en çok fotoğraflanan kitapçılardan biri ve ünlü yönetmenlerin filmleri için de gizli bir hazine! Midnight in Paris ve Before Sunset filmlerini izleyenler ne demek istediğimi daha net anlarlar. 🙂 Celine ve Jesse’nin 9 yıl sonraki ilk karşılaştıkları yeri hatırlayanlar? 🙂

paris gezi rehberi cigdem ceylan

Genel Giderler

Konaklama

İlkbahar ve yaz dönemlerinde Paris’te konaklama epey pahalı. Özellikle Şanzelize Caddesi veya Eyfel Kulesi civarında konaklıyorsanız. Şehirde metro ağı o kadar gelişmiş ki, Paris merkezinin dışında konaklamak ulaşım açısından hiç sorun değil. Merkezde yıldızlı bir otelde gecelik 180-900 eur arasında konaklayabilirsiniz. Otelin kalitesi ve yıldızına göre epey çok seçenek var. Latin Quarter, Montmarte gibi şehir dışındaki bölgelerde ise gecelik 80-200 eur arasında oteller tercih edebilir veya yatakhaneli hostellerde kişi başı 30-40 eur’a konaklayabilirsiniz. Kendinize ait bir odada kalabileceğiniz özel banyolu hostellerin fiyatları genelde 50-60 eur arasında değişiyor. Bu arada şehir merkezinde hosteller epey pahalı, bu hostellere 80 eur gibi otel seviyesinde bir para ödeyeceğinize merkez dışında bir otel tercih edin. Daire ve odaların fiyatı ise genelde 40-60 eur civarında.

Yeme içme

Paris deyince aklıma ilk gelen lezzetler meşhur Cafe De Paris soslu biftek, Foie Gras yani kaz ciğeri, lezzetli Fransız peynirleri, aşırı lezzetli makaron ve kruvasanlar, sığır eti ve karamelize edilmiş soğanla hazırlanan soğan çorbası, ördek eti ile pişirilen  Confit de Canard, aşırı aşırı lezzetli bir biftek yemeği Beef Bourguignon ve inanılmaz lezzetli Cafe Noir, yani espresso kahveler! Bir restoranda bu lezzetleri tatmanızın maliyeti kişi başı yaklaşık 40-50 eur. Tabi Şanzelize Caddesi veya Eyfel Kulesi‘ne çok yakın lokasyonlardaki Michelin yıldızlı restoranlarda bu fiyatlar daha da yukarıda. Merkezden uzak bölgelerdeki restoranlarda ise kişi başı yaklaşık 35-40 eur ödersiniz. Paris’te kekler, hamur işleri, kruvasanlar, krepler, makaron ve sıcak çikolatalar da muhteşem! Öğünlerinizi pastanelerden çok daha ucuza getirebilirsiniz. Pierre Hermé, Paul, Le Moulin de la Vierge, L’heure Gourmande, Le Moulin de la Vierge,  Le Loir dans la Théière, Les Deux Magots, La Jacobine favori kafelerim! Bilginize. 🙂 Le marché de Belleville, Le marché des enfants rouges, Le marché de la place des Fêtes gibi şehir merkezi dışındaki yerel yemek pazarlarından da çok daha ucuza yerel lezzetler tadabilirsiniz.

Ulaşım

Paris’te metro hattı oldukça gelişmiş. Şehir 5 bölgeden oluşuyor. Merkezdeki turistik bölgeler için Zone 1, yani 1. Bölge metrolarını kullanacaksınız. Taksiyi tavsiye etmem çünkü hem çok ücret ödersiniz, hem de şehrin ruhunu yakalayamazsınız. Bu yüzden şehir içinde toplu taşıma tercih edin. Metroda kişi başı tek yön 1,9 eur. Tek bilet yerine günlük bilet tercih edin. Şehrin merkezi istasyonlarına uğrayan 1. ve 2. bölgeler için günlük sınırsız kullanabileceğiniz bilet fiyatı 7,5 eur. 1. ve 3. bölgeler 10 eur, 1. ve 4. bölgeler 12,40 eur, 1. ve 5. bölgeler için alacağınız biletler ise 17,80 eur. 10 kullanımlık bilet fiyatı ise 14,9 eur. Bu bilet ile tek yöne 1,9 eur yerine 1,49 eur’a seyahat edebildiğiniz için her bir yolculuğa ayrı bir bilet almanın maliyetine göre %20 daha ucuz. Yani avantajlı. Bu arada 10 kullanımlık bileti arkadaşlarınızla da paylaşabilirsiniz. Grup seyahatleri için de oldukça mantıklı yani. Başka bir alternatif olan Paris kart ile müzeleri de gezebilir, toplu taşımayı da ücretsiz kullanabilirsiniz. 2 günlük Paris kart 131 eur, 3 günlük Paris kart 165 eur, 4 günlük Paris kart 196 eur, 6 günlük Paris kart ise 244 eur. Navigo kart da bir seçenek. Kartı 5 eur’a satın alabilir, otomatlardan günlük, haftalık ve aylık şeklinde yükleme yaparak sınırsız seyahat edebilirsiniz. Haftalık yükleme ve sınırsız kullanım için yaklaşık 20 eur ödersiniz. Epey avantajlı.

Önerilen Günlük Bütçe

1
Toplam
1
Konaklama
1
Yeme İçme
1
Ulaşım

Hostel’de konakladığınızı, önerdiğim yeme içme önerilerimi uygulayıp, toplu taşıma kullandığınızı varsayarak önerdiğim günlük bütçe konaklama dahil 90 eur. Bütçe tavsiyelerime uyarak bu rakamı aşağı çekebileceğiniz gibi, daha konforlu konaklama ve restoranda yeme içme gibi seçeneklerde günlük bütçenizin siz fark etmeden tavan yapabileceğini unutmayın.

Bütçe İçin Faydalı İpuçları

1. Paris Müze kart satın alın: Paris’te 60’dan fazla müze, ikonik yapı ve tarihi mekanları ücretsiz gezebilmek, sıra beklememek ve tabi dolayısıyla bütçeden tasarruf etmek için için Paris Müze kartı satın almalısınız. 2 günlük Paris müze kartı 48 eur. Sadece Louvre müzesine giriş’in 15 eur, veya Notre Dame kilisesini ziyaretin maliyetinin 9 eur olduğunu düşünürsek Paris müze kartı epey mantıklı!

2. Kahvaltıyı es geçin: Uzun kahvaltı ritüellerini bence Paris’te es geçebilirsiniz. Zaman ve paradan tasarruf etmek için Paris’in dört bir yanındaki pastaneleri tercih edin. Kekler, hamur işleri, kruvasanlar, kremalar, makaron ve sıcak çikolataların eşsiz lezzeti kendinizi kaptırın. Pierre Hermé, Paul, Le Moulin de la Vierge, L’heure GourmandeLe Loir dans la Théière, Les Deux Magots, La Jacobine favori kafelerim!

3. Ücretsiz aktiviteler yapın: Paris’te müze gezmek veya tarihi yapıları ziyaret etmek için bütçe ayırmak istemiyorsanız da Paris’i iliklerinize kadar hissetmeniz mümkün. Şanzelize caddesinde yürüyebilir, Notre Dame kilisesi ve Eyfel kulesinin önünde fotoğraf çektirebilir, Shakespeare and Company kitabevinde hoşça vakit geçirebilir, Montmartre tepesinde ya da Paris’in Cihangir’i Le Marais’da gezebilir, Paris’in parklarında ruhunuzu doğa ve yeşile bırakabilirsiniz. Üstelik tüm bunlar ücretsiz! 🙂

4. Taksiye binmeyin: Bence Paris yürüyerek keşfetmek için inanılmaz güzel bir şehir. Şehir içinde metro hatları oldukça yaygın. Taksiye hem çok ücret ödersiniz, hem de şehrin ruhunu yakalayamazsınız. Bu yüzden şehir içinde toplu taşıma tercih edin. Metroda kişi başı tek yön 1,9 eur. Tek bilet yerine günlük bilet tercih edin. Şehrin merkezi istasyonlarına uğrayan 1 ve 2. Bölgeler için günlük sınırsız kullanabileceğiniz bilet 7,5 eur. 10 kullanımlık bilet fiyatı 14,9 eur. Bu bilet ile tek yöne 1,9 eur yerine 1,49 eur’a seyahat edebildiğiniz için her bir yolculuğa ayrı bir bilet almanın maliyetine göre  %20 daha ucuz. 

5. Paris kart satın alın: Bu kart epey kapsamlı. Paris’te birkaç gün geçirecek, toplu taşıma kullanacak, müzeleri gezecekseniz yani tam bir Parisian olacağım ben derseniz bu kart tam sizlik. 🙂 Ulaşımı bedava kullanabilirsiniz. Ziyaret edeceğiniz müze ve ikonik yapıları ücretsiz ve sıra beklemeden gezecek, otobüs ile şehir turuna ücretsiz katılacak, Paris’i anlatan 120 sayfalık turistik bir rehbere ücretsiz sahip olacaksınız. Bazı restoran ve kafelerde de bu kart ile indirim sağlanıyor. Bütçe için epey faydalı bence. Ücretler şöyle;

  • 2 günlük Paris Kart: 131 eur
  • 3 günlük Paris Kart: 165 eur
  • 4 günlük Paris Kart: 196 eur
  • 6 günlük Paris Kart: 244 eur

6. Louvre müzesini bedava gezin: Her ayın ilk cumartesi günü Louvre  müzesi 18.00-21.45 arası tüm ziyaretçilere ücretsiz! Bu saatler dışında müzeyi gezmek istediğinizde kişi başı 15 eur ücret ödemelisiniz. Ama unutmayın! Satın aldığınız bilet açık bilet değil, sadece seçtiğiniz tarih ve saatte ziyaret mümkün.

7. Magnet’e çok para ödemeyin: Hediyelik dükkanlardan magnet almak yerine Eyfel kulesi civarındaki seyyar satıcıları tercih edin. Onlarda dükkanlardan daha bol çeşit var ve sattıkları magnetler oldukça kaliteli. Ve çok ucuz! Tanesi 1 eur. 🙂

8. Merkezi bölgelerde konaklamayın: Turistik bölgeler ulaşım açısından rahattır ama pahalıdır. Şanzelize caddesi veya Eyfel kulesine çok yakın lokasyonlarda konaklamaktan kaçının. Paris’te metro hattı oldukça gelişmiş, bu yüzden şehir dışındaki bölgelere de rahatça ve hızlı ulaşabilirsiniz. Üstelik böylece konaklamaya daha az para ödersiniz. Hem Parisian hayatı sonuna kadar deneyimlemek için de merkeze uzak bölgeler bence en iyisi! 🙂

Paylaş

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email

Son vLoglar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir