Berlin Gezi Rehberi

Hemen harekete geçin ve

Yeni Yazılarımdan Anında Haberdar Olmak İçin Üye Ol!

Berlin Gezilecek Yerler

Muhakkak rast gelmişsinizdir. Berlin deyince nedense keskin soğuğu ve kalabalık oluşu ile ilgili olumsuz şeyler anlatılır. Tezatlık yaratmak istemem ama ben bunu söyleyenlere hiç katılmıyorum, hatta itiraf ediyorum. Berlin’de ömür boyu yaşayabilirim. 🙂 Berlin ziyaretimi Berlin’e en çok yakıştığını düşündüğüm kasvetli bir kış gününde yaptığım için epey de mutluyum. Sürekli hareket halinde olan bu yağmurlu, soğuk ve puslu şehri aşırı sevdim. Genelde büyük ve kozmopolit şehirlerden ziyade o endüstriyel ve metropol havadan uzak, kompakt ve Ortaçağ’dan fırlamış gibi görünen şehirler favorimdir, bilen bilir. Ama Berlin’den ise aşık olarak ve biraz hüzün ile geri döndüm. Çünkü şehirde sadece tek günüm vardı ama gezilecek yerler listem ise oldukça kabarıktı! 🙂 Yine de azimli ve disiplinli bir gezgin olarak yapmayı planladığım her yeri görerek döndüğümü düşünüyorum güzel Berlin’den. Bu çok kültürlü şehirde tarih ve sanat iç içe. İnsanlarda ise aşırı bir düzen ve disiplin söz konusu. Her bölgenin kendine has farklı özellikleri var. Müzeler, parklar ve ikonik yapılar muhteşem. Berlin Duvarı, Brandenburg Kapısı, Parlamento Binası, Berlin Katedrali, Müze Adası, Checkpoint Charlie, Postdamerplatz ve Alexanderplatz… Bir turist olarak görmeniz gereken yerlerin sadece küçük bir listesi. Berlin’i daha da fazla hissetmek istiyorsanız, buyrun sizler için hazırladığım detaylı Berlin rehberime! 🙂  Mutlaka yeniden görüşeceğiz Berlin!

Haydi gelin bu güzelliği beraber keşfedelim. Siz de

Neler Yaparım?

Çiğdem'in Favorileri

Holokost Anıtı

Katledilen Avrupa Yahudilerinin Anıtı. Gitmeden tarihini muhakkak okuyun! İçeriye daldığınızda kendinizi bir labirentin içerisinde hissedeceksiniz. Farklı yükseklikteki 2711 beton levha arasında gezmek ilginç. Anıt hafif eğimli, zemin düz değil. ÇoK farklı bir deneyim!

Berlin Katedrali

Muhteşem yemyeşil kubbeleri ile Berliner Dom, Berlin şehir silüetinin simgesi! Tarihi 1700’lere dayanan bu Protestan kilisesi 2. Dünya savaşında çok hasar görünce 1900’larda yeniden inşa edilmiş. Barok mimari büyüleyici. Bol fotoğraflar. 🙂

Berlin Duvarı

East Side Gallery bir zamanlar Berlin Duvarıydı. Şimdi ise dünyanın en uzun açık hava galerisi! Duvar üzerindeki graffiti eserler muhteşem. En ünlüsü de şüphesiz ki Rus lider Leonid Brezhnev ile Doğu Almanya lideri Erich Honecker’in öpüştüğünü gösteren “Fraternal Kiss” eseri!

Checkpoint Charlie

Burası bölünmüş Berlin'de doğu ve batı arasındaki sınır geçiş noktalarından biri. Soğuk Savaş dönemimin sembolü! Sınırı ayıran çizgiyi, sınır muhafızlarının beklediği bir kulübeyi ve Mahatma Gandhi’nin giydiği postalları yakından görmek çok çok ilginç bir deneyim.

Berlin kahvelerini keşfet

Bilen bilir, ben kahve aşığıyım. Berlin’deki kahveler de bir harika dostum! 🙂 Berlin’de çok lezzetli kahveler tadacağınız bir çok mekan var, benim tercihim minimal dekora sahip yerel dükkanlar…

Tiergarten Park

New York’un Central Park’ı varsa Berlin’inde Tiergarten’i var! 🙂 Şehir merkezine lokasyon olarak yakın ama kafa olarak ise epey uzak. 🙂 Berlin’in hareketliliğinden biraz uzaklaşmak ve rahatlamak için çok doğru bir adres. Park’ın aşırı doğal oluşuna ve sakinliğine bayıldım!
Berlin Duvarı
East Side Gallery bir zamanlar Berlin Duvarıydı. Şimdi ise dünyanın en uzun açık hava galerisi! Duvar üzerindeki graffiti eserler muhteşem. En ünlüsü de şüphesiz ki Rus lider Leonid Brezhnev ile Doğu Almanya lideri Erich Honecker’in öpüştüğünü gösteren “Fraternal Kiss” eseri!
1

Checkpoint Charlie

Burası bölünmüş Berlin'de doğu ve batı arasındaki sınır geçiş noktalarından biri. Soğuk Savaş dönemimin sembolü! Sınırı ayıran çizgiyi, sınır muhafızlarının beklediği bir kulübeyi ve Mahatma Gandhi’nin giydiği postalları yakından görmek çok çok ilginç bir deneyim.
2

Holokost Anıtı

Katledilen Avrupa Yahudilerinin Anıtı. Gitmeden tarihini muhakkak okuyun! İçeriye daldığınızda kendinizi bir labirentin içerisinde hissedeceksiniz. Farklı yükseklikteki 2711 beton levha arasında gezmek ilginç. Anıt hafif eğimli, zemin düz değil. ÇoK farklı bir deneyim!
3

Berlin Katedrali

Muhteşem yemyeşil kubbeleri ile Berliner Dom, Berlin şehir silüetinin simgesi! Tarihi 1700’lere dayanan bu Protestan kilisesi 2. Dünya savaşında çok hasar görünce 1900’larda yeniden inşa edilmiş. Barok mimari büyüleyici. Bol fotoğraflar. 🙂
4

Tiergarten Park

New York’un Central Park’ı varsa Berlin’inde Tiergarten’i var! 🙂 Şehir merkezine lokasyon olarak yakın ama kafa olarak ise epey uzak. 🙂 Berlin’in hareketliliğinden biraz uzaklaşmak ve rahatlamak için çok doğru bir adres. Park’ın aşırı doğal oluşuna ve sakinliğine bayıldım!
5

Berlin kahvelerini keşfet

Bilen bilir, ben kahve aşığıyım. Berlin’deki kahveler de bir harika dostum! 🙂 Berlin’de çok lezzetli kahveler tadacağınız bir çok mekan var, benim tercihim minimal dekora sahip yerel dükkanlar…
6

Yapılacaklar

Detayları görmek için başlıklara tıklayın.

Branderburgen Tor, yani Branderburg Kapısı Berlin’in sembollerinden biri. Soğuk Savaş döneminde bölünmenin simgesiyken artık ulusal bir barış ve birlik simgesi olmuş burası. Oldukça turistik olduğundan önünde fotoğraf çekmek isteyen kalabalığa denk gelmemek için günün erken saatlerinde ziyaret edin. 1700’lerin sonunda inşa edilen bu kapının mimarisi de müthiş!

Berlin, Alman tarihinin yazıldığı yerdir! Bunu yaşamak ve anlamak için de en doğru yer de bence Reichstag yani Parlamento Binası kesinlikle.

berlin gezilecek yerler parlamento binasi cigdem ceylan

Restorasyonu esnasında tepeye eklenen cam kubbe inanılmaz. Daha önce görmediğim bina örneklerden biriydi burası. Ziyaret ücretsiz ama internet sitesinden kayıt yaptırmanız gerekiyor giriş için. Ziyaretten iki saat öncesine kadar yapılan kayıtlar kabul ediliyor.

 

Gendarmenmarkt, Berlin’de Konzerthaus, Fransız Katedrali ve Alman Katedrali’nin bulunduğu bir meydan. Ben Christmas döneminde Berlin’i ziyaret ettim. Dolayısı ile bu meydandaki Christmas pazarına denk geldim. Almanlar bu meydana kış ayının harikalar diyarı diyor. 🙂 Gendarmenmarkt gerçekten ışıl ışıl ve müthişti! Kutlama yapanlar, sıcak apfelwein içenler, kahkaha atanlar, yerel lezzetlerin etrafa yayılan mis gibi kokusu, meydandaki konserde kendinden geçenler…:) Bu Christmas pazarı gündüz ise kapalı olduğundan katedraller ve konser salonunu gezip fotoğraflayamadım ama Gendarmenmarkt’dan çok güzel hatıralarla ayrıldım! 🙂  

Koca Berlin’i tek günde turlamak, enim gibi bir sınava hazırlığı disiplininde önceden çalışmayanlar için biraz zor olabilir. 🙂 Üzülmeyin, size yol gösterecek bir rehber eşliğinde de Berlin’i turlayabilirsiniz! Öncelikle bu tura kişi başı 14 eur ödeyeceksiniz. 4 saat sürecek tur için rahat ayakkabılarınızı giydiğinize emin olun. Checkpoint Charlie, Berlin Duvarı, Brandenburg Kapısı, Parlamento Binası, Müze Adası ve Bebel Meydanı, ikonik Berlin TV Kulesi ve Gendarmen Meydanı ziyaret noktalarınızdan birkaçı. Mutlu turlar! 🙂

berlin gezi rehberi cigdem ceylan

Museumsinsel, yani müzeler adası Berlin turunuzun başlama noktası olsun çünkü burası simge yapı olan Berliner Dom’a da aşırı yakın. berlin gezilecek yerler berlin muzeler adasi cigdem ceylan Spree nehri üzerinde yer alan bu sevimli adada beş müze var! Eski müze, yeni müze, eski ulusal müze, Bode müzesi ve Pergamon müzesi. Burası aynı zamanda 1999’da UNESCO Dünya mirasları arasına eklenmiş.

 

Postdamer Platz, yani Postdamer meydanı Berlin’in en ünlü kent meydanlarından biri. berlin gezilecek yerler Postdamer medyani cigdem ceylanDiğer meydanlardan farkı ne diye sorarsanız bence onlara göre epey modern bir görünümde olması. Yüksek katlı gökdelenler, alışveriş merkezleri, kafeler ve restoranlarda oturan ve işlerine yetişmek için hızlı hızlı hareket eden insanlar… Berlin’in en modern yüzlerinden biri Postdamer! Kollhof kulesindeki Panoramapunk’a çıkabilir ve şehrin manzarasına hayran kalabilirsiniz. Yaklaşık beş milyon Lego tuğla içeren Legoland, kalabalık ve çocuklu bir aileyseniz eğlenceli olabilir.

 

Topographie des Terrors! Terörün topoğrafyası kesinlikle görülmeye değer çünkü burası buram buram tarih kokan bir açık hava müzesi. Eskiden ise Nazi’lerin eylemlerini planladığı bir merkezmiş burası. 2. Dünya savaşı esnasında epey tahrip olmuş. 1980’lerde bu bölge yeniden açılmış ve Nazi suçlarının belgelenmesi için bir müze haline getirilmiş. Her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi çekiyor. Tavsiyem, buraya epey vakit ayırmanız zira belgelerin hepsi ayrıntılı tarihi bilgiler ile sergilenmiş. Çok çok ilginç detaylar var!

Teufelsberg yani şeytan dağı, Berlin’in en yüksek tepesi. Tam 115 metre yükseklikte! ilginç olan ise buranın İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma atıklar ve çöplerle oluşturulmuş olması. “Amaaan çöp yığını mı göreceğim?” diye düşünenler yüzünden pek fazla turistik olmayı becerememiş, iyi de olmuş! 🙂 Böylece şehir manzarasını sakince seyredebilirsiniz tepeden. Şehir merkezine epey uzak bir nokta burası. Berlin’de vaktiniz bol ise yürüyerek, orman içlerinden ve tepelerden geçerek yaklaşık 2,5 saatte ulaşabilirsiniz. Değişik bir deneyim bence. Giriş 7 eur. Rehberli tur da mevcut. Şuan ana kulenin tepesine giriş yok. Bina duvarlarındaki graffiti çizimleri oldukça ilginç!

Spree nehri üzerindeki bu çift katlı köprünün manzarası müthiş.berlin gezilecek yerler Oberbaum  koprusu cigdem ceylan Üzerinden geçen sarı tramvaylar Oberbaum köprüsüne gerçekten ayrı bir hava katıyor. Kreuzberg ve Friedrichshain bölgelerini birbirine bağlıyor burası. Soğuk Savaş döneminde bir sınır kontrol noktasıymış, günümüzde ise turistlerin fotoğraf çekmek için birbiriyle yarıştığı bir yer. 🙂 Berlin’de çekilen The Bourne Supremacy filmini izlediğimden beri Oberbaumbrücke’yi görmek için yanıp tutuşuyordum, baaaayıldım! 🙂

 

Dış mimarisine hayran kalacağınız Kunstquartier Bethanien eskiden bir hastane imiş, şimdilerde ise bir sanat galerisi! Tarihini araştırdığımda da çok heyecanlanmıştım çünkü sanat sever gruplar binanın yıkılmaması için tarih boyunca var gücü ile direnmiş ve yıkım yapmak isteyenlerin karşısında durmuşlar. İyi ki de öyle olmuş, çünkü günümüzde genç ve yetenekli sanatçıların eserlerini sanatseverle buluşturuyor burası. Birçok sergi de genelde ücretsiz. Bu arada mayıs- eylül ayları arasında iç avluda açık hava sinemasında sinema filmleri yayınlanıyor.

Kreuzberg’de güneşlenmek, piknik veya spor yapmak isterseniz Görlitzer Park tam sizlik! Geniş ve yemyeşil çimlerine bayılmıştım. Ama Berlin’e aralık ayında gittiğim için bu çimlerde debelenemedim. Hahhaha, benim için siz yapın bunu lütfen. 🙂 Bu arada satıcılara dikkat! Yanınıza yanaşıp bir şeyler satmaya çalışanlara tepki vermezseniz anında uzaklaşıyorlar. No panic please. 🙂 Park oldukça güvenli. Treptower park halka açık harika bir park. Buradaki Sovyet Savaş anıtı oldukça ilginç. Yeşillikler içinde ve nehir kıyısı boyunca romantik bir yürüyüş için harika bir yer burası! Gül bahçeleri ve çınar ağaçlarının kokusu ise muhteşem. Yaz aylarında Treptower parkı ziyaret edecekseniz pedallı botlarda efil efil nehir keyfi yapın, oh mis. 🙂

Siz de benim gibi kahve aşığı iseniz bu tur tam sizlik! Berlin’de kahve meselesinin ıncık cıncığını öğrenmek istiyorsanız önce 49 eur ödüyorsunuz bu tura. Sonra Neukölln ve Kreuzberg bölgelerindeki birçok yerel ve lezzetli kahve dükkanını bir rehber eşliğinde ziyaret ediyorsunuz. Tabi bu dükkanlarda kahve tadımı ücretsiz! Hatta bazılarında dükkan sahipleri sizi kahveyi kavurup harmanladıkları odaya götürüyor ve adım adım çekirdek seçimi ile lezzetli kahve pişirmenin yapımını ve ipuçlarını öğretiyor. Bu tur 3,5 saat sürüyor ve hakikaten katıldığınıza fazlasıyla değiyor bu kahve turu. Mutlu kahveler! 🙂

berlin gezi rehberi cigdem ceylan

Berlin tam bir sokak sanatı şehri. Bir evin duvarı, bir köprü veya iskelenin köşesi, tünel ve yol kenarları… Her an her yerde Berlin sokaklarında graffiti sanatına rastlayabilirsiniz. Niederbarnimstraße caddesindeki eserler ise çok farklı bir kafada. Duvarlarda siyasi mesaj içeren birçok sembol resim ve çizimler var. Muhakkak görmeli ve fotoğraflamalısınız! Bu graffiti duvarı, Berlin duvarından yürüyerek 30 dakika, otobüsle ise 15 dakika uzaklıkta. Simon-Dach-Str. Durağından 240 numaralı otobüse binmelisiniz.

Berliner Fernsehturm, yani Berlin TV kulesi, şehirde herhangi birisine “Nereyi gezeyim*” diye sorduğunuzda sizi kolunuzdan tutup götürecekleri ilk yer. 🙂 Bu kule 368 metre uzunluğu ile Almanya’nın en uzun kulesi imiş, zira Berlin’de hangi yöne gidip kafamı kaldırsam önümde beliren kule silüeti ile sürekli peşimdeydi! 🙂 Bir süre sonra Eye of Sauron olarak görmeye başladım kendisini zira. Hhahhaha. 🙂 Kişi başı 16 eur ödeyerek kulenin tepesine çıkıp Berlin semalarında izlediğiniz muhteşem şehir manzarasına hayran kalabilirsiniz! Bir de Sphere isimli restoran var tepede, cam kenarı rezervasyonu 24 eur, iç kısımlardaki masalar ise 20 eur. Gerekli mi? Bence değil. 🙂 Mutlu gezmeler. 🙂

Street Food Auf Achse, pazar günleri 12.00-18.00 arasında kurulan bir  yerel yemek pazarı. Meydana park etmiş minik kamyonlarda her pazar farklı farklı Berlin lezzeti satılıyor. Fiyatlar oldukça uygun. Alexanderplatz’a kadar gelmişseniz yaklaşık yarım saat daha yürüyebilir veya Alexanderplatz durağından U2 metro hattı ile Eberswalder Straße durağında inebilirsiniz. Etler, hamburgerler, krepler ve epey lezzetli hamur tatlıları! Gözünüz dönebilir bu pazarda benden söylemesi. 🙂

Genel Giderler

Konaklama

Ben çok çok memnun kalmadıkça kaldığım otel veya hostellerin isimlerini burada paylaşmayı sevmiyorum çünkü herkesin konaklama ile ilgili beklentisi çok farklı oluyor, o nedenle sorumluluk almıyorum. 🙂 Ama Berlin’de konakladığım oteli paylaşmakla beraber ısrarla size tavsiye de edeceğim! 🙂 Hotel Motel One Berlin-Spittelmarkt! Gerçekten harika bir deneyimdi. Tegel havaalanından TXL otobüsü ile 40 dakikada ulaşabilirsiniz buraya. Otel konum olarak merkeze hem yakın hem de hizmet kalitesi oldukça yüksek. Tüm gece otel lobisinde takıldım, halbuki hiç de huyum değildir. 🙂 Çok sıcak ve hoş bir ortamı var bu otelin. Gecelik 98 eur verdim konaklamaya. 40-50 eur’a da özel banyolu otel odaları bulmanız mümkün Berlin’de. Hostel ve daire fiyatları da 30-40 eur’dan başlıyor. Berlin’de ucuz konaklama için Mitte, Friedrichshain ve Neukölln gibi turistik bölgelerden ziyade Charlottenburg’u tavsiye ederim. Burada otellerin puanları  oldukça yüksek, fiyatlar ise uygun.

Yeme içme

Berlin denince aklıma gelen ilk lezzetler; dana, hindi, tavuk, domuz etinden yapılan, kori soslu, bol ketçap ve patates kızartması ile servis edilen Currywurst, çeşit çeşit reçel ve marmelatlar ile tatlandırılmış lezzetli bir krep çeşidi Pfannkuchen, görüntüsü donutu andırsa da ondan bin kat daha lezzetli olan ve içinde aşırı lezzetli bir krema bulunan Alman çöreği Berliner! Almanya’da lezzetten kendinizden geçmeniz garanti yani. 🙂 Ve şanslısınız çünkü burada yeme içme meselesi çok pahalı değil. Özellikle sokaklarda ve metro çıkışlarında rast geleceğiniz minik dükkanlarda karnınızı yaklaşık 4-5 eur’a doyurabilirsiniz. Bir öğüne daha da az bir bütçe ayırmak isteyenler de Rewe isimli süpermarketten 2-3 eur’a peynir, kraker ve atıştırmalık alabilirler. Oldukça lezzetli şeyler var içeride. Bir gezin derim. Bu arada “Almanya’ya da gitsem Türk yemeklerinden vazgeçmem ben! “diyenler Türk’lerin yoğunlukta olduğu Kreuzburg bölgesindeki lezzetli dönerci ve kebapçılara 10 eur’dan daha az ödeyerek doyabilirler. Mc Donalds gibi fast food menüleri 7-8 eur civarında. Güzel ve kaliteli bir restoranda vakit geçirmek istiyorsanız, bir menüye kişi başı yaklaşık 35-40 eur ödersiniz.

Ulaşım

Berlin Tegel havaalanın’dan şehir merkezine geliş için birçok seçenek var. S-Bahn, U-Bahn, TXL veya X9 havaalanı ekspres otobüsleri ya da taksi kullanabilirsiniz. Metro veya tren ile şehir merkezine direkt ulaşım yok, aktarma yapmalısınız, bu yüzden benim tercihim TXL otobüsleri oldu. Havaalanınının hemen çıkışında bekleyen otobüsler 30 dakikada merkeze varıyor. Tüm otobüslerde, metro ve trenlerde kişi başı tek yön bilet fiyatı 2,80 eur. Havaalanından taksi ile merkeze gelecekseniz yaklaşık 50 eur ödemelisiniz. Berlin oldukça büyük ve dağınık bir şehir. Ama şehir içinde toplu taşıma epey gelişmiş durumda. Özellikle tren S-Bahn ve metro hattı U-Bahn ile yüzlerce durağa ulaşabilirsiniz. İstasyonlardaki bilet otomatlarının kullanımı epey kolay, Türkçe menü seçeneği de mevcut. Tek seferlik biletler 2,8 eur, günlük sınırsız kullacağınız bilet fiyatı ise 6,9 eur. Berlin’in resmi ulaşım sitesini inceleyin, gideceğiniz bölge ve ulaşım seçenekleri, fiyatlar ile ilgili çok detaylı bilgiler var.

Önerilen Günlük Bütçe

1
Toplam
1
Konaklama
1
Yeme İçme
1
Ulaşım

Hostel’de konakladığınızı, önerdiğim yeme içme önerilerimi uygulayıp, toplu taşıma kullandığınızı varsayarak önerdiğim günlük bütçe konaklama dahil 70 eur. Bütçe tavsiyelerime uyarak bu rakamı aşağı çekebileceğiniz gibi, daha konforlu konaklama ve restoranda yeme içme gibi seçeneklerde günlük bütçenizin siz fark etmeden tavan yapabileceğini unutmayın.

Bütçe İçin Faydalı İpuçları

1. Berlin Welcome Kart alın: Berlin’de birkaç gün konaklamayı, toplu taşımayı sık kullanmayı ve tüm turistik yerleri, müzeleri gezmek istiyorsanız bu kartı muhakkak alın. Berlin Welcome Kart ile şehir içinde toplu taşımayı ücretsiz kullanabilir, 200’den fazla turistik noktayı %50 indirimle gezebilirsiniz. Fiyatlar aşağıdaki gibi;

  • 48 saatlik Berlin Welcome Card : 19,9 eur
  • 72 saatlik Berlin Welcome Card: 28,9 eur
  • 4 günlük Berlin Welcome Card: 33,5 eur
  • 5 günlük Berlin Welcome Card: 36,9 eur
  • 6 günlük Berlin Welcome Card: 42,5 eur

2. Hostel’de konaklayın: 40-50 eur’a da özel banyolu otel odaları bulmanız mümkün Berlin’de ama hostel her zaman daha ekonomik bir seçenek. Berlin’de hostel fiyatları 30-40 eur’dan başlıyor. Berlin’de ucuz konaklama için Mitte, Friedrichshain ve Neukölln gibi turistik bölgelerden ziyade Charlottenburg’u tavsiye ederim. Otellerin puanları oldukça yüksek, fiyatlar ise uygun.

3. Berlin Müze Kart alın: Museum Pass Berlin ile 50’den fazla sergi ve müzeyi ücretsiz gezebilir, müze adasındaki tüm müzeleri ücretsiz keşfedebilir ve bu ziyaretlerinizde hiç sıra beklemezsiniz. 3 gün geçerli Berlin müze kartın fiyatı 29 eur. Berlin’de her bir müze ziyaretinin 5-15 eur arasında değiştiğini düşünürsek Berlin Müze kartı oldukça avantajlı kesinlikle. Resmi siteden ücretsiz ziyaretlerin nereleri kapsadığını inceleyin derim.  

4. Berlin Pass kart alın: Bu kartı aldığınızda Berlin müze kartının size sunduğu tüm imkanlardan aynı şekilde faydalanacak, üstelik şehir içinde toplu taşımalarda bedava seyahat edebilecek, hop on hop off turistik otobüs ile ücretsiz Berlin turu yapabilirsiniz. Berlin Pass kartı internet sitesinden almanızı tavsiye ederim çünkü online fiyatlarda bazı günlerde indirim uygulanıyor. 3 gün geçerli Berlin pass kartının online fiyatı 116 eur, ofisten satın aldığınızda ise tam 146 eur ödemelisiniz. Bu kartın resmi internet sitesinden ayrıntıları inceleyebilirsiniz. Buyrun. 🙂 

5. Sokak lezzetlerini tadın: Her zaman derim, sokak lezzetleri favorim! Şanslısınız çünkü Berlin’de yeme içme meselesi çok pahalı değil. Özellikle sokaklarda ve metro çıkışlarında rast geleceğiniz minik dükkanlarda karnınızı currywurst ile yaklaşık 4-5 eur’a doyurabilirsiniz. Bir öğüne daha da az bir bütçe ayırmak isteyenler de Rewe isimli süpermarketten 2-3 eur’a peynir, kraker ve atıştırmalık alabilirler. Oldukça lezzetli şeyler var içeride. Bir gezin derim. Bu arada Türk’lerin yoğunlukta olduğu Kreuzburg bölgesindeki lezzetli dönerci ve kebapçılar da epey ucuz.

6. Berlin’de ücretsiz turistik yerleri gezin: Yukarıda bahsettiğim avantajlı turistik kartlara bütçe ayırmak istemiyor ve zaten müze gezmeyi pek de sevmiyorsanız ama Berlin şehrini iliklerinize kadar hissetmek istiyorsanız, bunu ücret ödemeden de yapabilirsiniz! 🙂 Şehrin ikonik yapıları, Brandenburg Kapısı, Parlamento Binası, Checkpoint Charlie, Berlin Duvarı, Terörün Topoğrafyası, Holokost Anıtı’nı gezmek ücretsiz! Mutlu gezmeler. 🙂

Paylaş

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email

Son vLoglar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir