Yeni Yazılarımdan Anında Haberdar Olmak İçin Üye Ol!

4 Gün 4 Stat Turu

Camp Nou - Santiago Bernabeu - Estádio do Dragão - Signal Iduna Park

Gittiğim her şehirde, hele ki o şehir kendi ile bütünleşmiş futbol takımlarına sahipse, muhakkak statlarını ziyaret ederim. Çünkü futbol benim için meslekten öte hayatımın bir parçası yani bir tutku. Özellikle stadyum atmosferleri beni çok yükseltiyor, çünkü o kadar fazla adrenalin ve enerji barındırıyor ki statlar, aşırı heyecanlanıyorum. Aslında bir futbol severseniz bu duyguların çok kolay ifade edilemeyeceğini biliyorsunuzdur. 🙂 Ben bir spor programı moderatörüyüm, programlarımda elbette sakin ve tarafsızım, ama ben de bir insan ve futbolseverim. 🙂 Statlarda bünyeme yüklenen o adrenaline ve coşkuya bayılıyorum. 🙂 Bu sebeple, Barselona-Madrid-Porto ve Dortmund rotam statlar üzerinden planlanmış bir rota idi çünkü Camp Nou, Santiago Bernabeu, FC Porto ve Signal Iduna Park’ı görmek için can atıyordum. 🙂  Hepsini ziyaret ettim ve aşırı mutluyum. 🙂 Israrla tavsiye ediyorum. 🙂

Stat turlarım ile ilgili Instagram hikayeleri paylaştığımda en çok; stadyumlara, sahalara ve özellikle futbolcuların soyunma odalarına özel izin ile girip girmediğim sorulmuştu. O zaman bu konuya açıklık getirerek başlayalım. 🙂

Avrupa’da birçok kulübün stadını ücret ve rehber karşılığında ziyaret etmeniz mümkün. Stadyum turu adı verilen bu ziyaretlerde kulübün tarihi, şampiyonlukları, tüm branşlardaki başarıları, efsane teknik adamları ve futbolcuları gibi konularda bilgi sahibi oluyorsunuz. Kulübün müzesini geziyor, efsane kupaların ihtişamını görüp fotoğraf çekebiliyor, kulüp tarihini arşivlerden inceleyebiliyorsunuz. Tarih boyunca efsane futbolcuların giydikleri formaları, kramponları, efsane maçlarda oynadıkları topları yakından görebiliyorsunuz.

Aslında biz futbolseverler için daha heyecanlandırıcı kısmı şurası; hayranı olduğunuz dünyaca ünlü oyuncuların takım soyunma odasına girebiliyor, seyirci ve basın tribünleri ile, mixed zone, yedek kulübesi, basın toplantı odası, başkanlık locası gibi alanları ziyaret edebiliyorsunuz.

Bana göre en keyifli kısım ise o efsane takımın çimlerine ayak basmak. 🙂 Bu arada bunları yaparken bol bol fotoğraf ve video çekmek de serbest. 🙂 Tabi her stadyumun turu bu söylediğim olanakların hepsini kapsamıyor. Ama genel olarak size sunulan hizmet bunlar. Şimdi gelelim ben stat turumu nasıl yaptım ve neler gördüm kısmını anlatmaya. 🙂

1. Camp Nou
2. Estadio Santiago Bernabeu
3. Estádio do Dragão
4. Signal Iduna Park

Camp Nou Deneyimim

EL BARÇA ES MÉS QUE UN CLUB!

Camp Nou, isyanın, başkaldırışların stadı… Franco faşizmine karşı herkesin tek ses ve tek yürek olabildiği tek yer. Cruyff ile birlikte Avrupa ve İspanya futbol tarihini değiştiren stat! Büyük takımlar, altyapı ile büyümeye devam edebiliri herkese ispat eden stat!

Zaten daha Barselona’ya giderken uçak yolculuğumda müthiş bir BARÇA tutkusu vardı içimde 🙂 Yolculuğum sırasında sürekli Barça’nın ve stadlarının tarihlerini okudum ve bilgi edindim. Efsane performansların kariyerlerini tek tek inceledim. Çok çok heyecanlıydım yani. 🙂

Şehre varır varmaz ilk olarak stadı gezmek istesem de bunu yapmadım. Çünkü zamanı verimli kullanmak önemli. Barselona’da 2 gün konakladım. İlk gün havaalanından otele varışım öğlene denk gelmişti, ben de günü bölmemek için ertesi gün sabahın en erken saatinde Camp Nou’yu ziyaret etmeyi tercih ettim. 

Ama önce havaya girmek için benim de stada giderken sürekli dinlediğim Barça’nın o muhteşem tezahüratını dinleyelim. 🙂 Tabii ki sesini sonuna kadar açarak!!!

camp nou 15

"El Barça es més que un club!"

camp nou

STADA VARIŞ

Stadyuma vardığımda müze ve tur ofisinin önündeki kuyruğu görünce kalbim hızlı hızlı çarpmaya başladı. 🙂 Müthiş Barça efsanesini okuduklarımın ve izlediğim maçların da ötesinde tanımak istiyordum çünkü. Hemen bizlere özgü o klasik sırada en önü kapma refleksim ile en ön sıraya geçiverdim. Daha turun başlamasına 40 dakika olmasına rağmen orada tek başıma dikiliyordum sırada. 🙂

STAT TURU

Ben ne yalan söyleyeyim, belli bir grup ile gezilen canlı rehberli stat turlardan ziyade, kendi başıma her şeyi keşfedeceğim turları tercih ediyorum. Camp Nou turunda da her şey o kadar güzel organize edilmiş ve yönlendirmeler o kadar belirgin, net ki tur dışına çıkmanız mümkün değil, rehbere ihtiyacınız zaten kalmıyor yani merak etmeyin.

Tur başlayıp bizi içeri aldıklarında serbest bıraktılar, öncelikle müzenin içinden geçiyorsunuz. Ama ne müze o öyle! Tam bir görsel şölen var içeride. Zaten loş bir ortamda dolaşıyor olacak ve iyice havaya gireceksiniz. Takımın tarihi başarıları ve kazanılan şampiyonluk kupaları başınızı hemen döndürüyor.

Play Video

Hangi birine bakacağınızı hangi birini okuyacağınızı şaşırıyorsunuz net. 🙂 Kupalar, tarihi formalar, altın ayakkabılar, altın toplar, efsanelerin formaları, ayakkabıları, fotoğrafları…Barça’nın ruhunu işte orada iliklerimde hissettim, gerçekten kelimelere tam olarak dökülemeyecek kadar yoğun bir duygu bu. En az 2 saat boyunca bu futbol ruhunu o müzede yaşamaya çalıştım ben.

Bu büyülü ortamda ilerledikçe adım başı karşınıza çıkacak videowall’lar ve dokunmatik ekranlar var. Turu yaparken o Barça coşkusunu kaybetmenizi istemediklerinden turun her yanını Barça’ya ait bir şey ile doldurmuşlar. Bazılarında kulüp tarihine dair özel bilgi ve hikayeler, efsanelerin röportajları, bazılarında ise takımın şampiyonluk öyküleri anlatılıyor. Durup istediğinizi izleyebilir ya da ilerleyebilirsiniz. Dedim ya bu turun benim için en güzel yanı içeride özgür bırakılmamızdı. Dilediğiniz kadar fotoğraf ve video çekmekte serbestsiniz.

Ve ilerledikçe stadın içine doğru yaklaştığımızı hissettim bir ara. Messi’nin ayak bastığı çimlere dokunmak nasıl bir his olacak merakım daha da artmıştı. 🙂 Tribünler ve o yukarıdan kuş bakışı görünüm seyircisiz bile muhteşemdi yahu. 🙂 Dolu olduğunda nasıl oluru hayal ettim orada çünkü biliyorsunuz bu stadın kapasitesi yaklaşık 100.000 kişi!!! Maç günü şehrin neredeyse tamamı burada! Rakipler için çok ürkütücü olsa gerek. 🙂

camp nou 6
Play Video

Tribünlerde ve çimde bol bol fotoğraf çektikten sonra basın toplantı odası ve oyuncuların soyunma odalarını görüyor, yıldızların sahaya çıktıkları koridorlardan geçiyorsunuz. En tepedeki basın tribününden stadın görünümü ise muhteşem! Soyunma odasında Messi, Suarez ve Iniesta’nın oturduğu banklarda oturmak, burada ne konuşuyorlar acaba birbirleriyle diye hayal kurmak efsane bir duygu. 🙂 Deneyimlemenizi çok isterim.

Müze ve stat turunun bitiminde uzun bir koridor sizi bekliyor. Benim açıkçası en keyif aldığım yer burası oldu. Dev ekranlarda özellikle Messi başta olmak üzere diğer efsanelerin attığı son dakika gollerini yayınlıyorlar, takımın ve teknik adamların gol ve şampiyonluk sevinçleri tabi tam kalbimize işlesin diye de arka fonda müzikler ve efektler ile köpürtülmüş şekilde ekrana yansıtılıyor. 🙂 Ben itiraf edeceğim, görüntüleri yarım saat ağlayarak izledim. O maçları o golleri hiç daha önce izlememişim gibi hem de. 🙂 Futbol işte böyle bir şey. Futbol neden bu kadar sevilirin cevabını ben Camp Nou stadında net olarak aldım. 🙂

Mutlu turlar size. 🙂

Play Video

Estadio Santiago Bernabeu Deneyimim

HALA MADRID! Y NADA MAS!

Ve işte Franco’nun Santiago Bernabeu Yeste’ye “Bana dev bir uyku tulumu yapın” emriyle inşa edilen Santiago Bernabeu stadı! 1974’te Cruyff ve arkadaşları bu uyku tulumuna epey bir farklı yenilgi tattırdıktan sonra başladı herşey. İspanya özgürlük hareketi ile beraber artık bu stadın da bir ruhu vardı! Öyle bir stat ki, müze ve depolarında bulunan kupaları yan yana dizsek kilometrelerce yol olur.

Barselona’dan sabahın çok erken saatinde Madrid’e gelmek için uçağa atladığımda aklımda bu sefer Madrid’in mabedi vardı. 🙂 Uçak yolculuğu boyunca kulübün tarihini okudum ve havaya girmek için taraftar tezahüratlarını öğrendim. 🙂 Madrid’de sadece 1 günüm vardı. Koskoca şehri ve stadı gezmek için 1 gün. 🙂 Öğlen olmadan otele varıp eşyalarımı bıraktıktan sonra, hemen stada varmak için metroya atladım!

Ama önce havaya girmek için benim de stada giderken sürekli dinlediğim o muhteşem Hala Madrid Y Nada Mas’ı  dinleyelim.   Tabiiki sesini sonuna kadar açarak…

Santi ago Bernabeu 12

HALA MADRID! Y NADA MAS!

santiago barnabeu 7

STADA VARIŞ

İşte en sevdiklerimden! Müthiş yönlendirme işaretleri sayesinde kendi başınıza gezeceğiniz bir stat turu daha! Futbolsever olmasanız bile bu stadın sizi aşırı heyecanlandıracağına eminim çünkü ben metrodan çıkıp stadı dışından gördüğümde kocaman bir UFO’ya benzettim. 🙂 Çok görkemli bir modu var emin olun.

STAT TURU

Online biletimi görevliye verip içeri girdiğimde önce müzeyi gezeceğimi sanmıştım ama yanılmışım. 🙂 Real Madrid efsanesinin turu, sahanın panoramik görüntüsü ile başlıyor. Bizi havaya sokmak istiyorlar yine net. 🙂 Tribünlere inme imkanınız yok o aşamada ama düşünün ki en tepedesiniz, basın mensuplarının maçları takip ettiği noktadasınız. Gözünüzü kapatıp 80.000 taraftarın uğultusunu hayal ettim ben o an. Kuş bakışı bol bol fotoğraf çekip anın büyüsüne kapılın.

Play Video
Play Video

Müzeye doğru ilerliyorsunuz, yine bir müzeden fazlası bence! İçeri daldığınızda loş bir ortam çıkıyor önce karşınıza. Görsel ve işitsel araçlar ile takımın tarihine, başarılarına şahit olup, kupalarını ve formalarını, efsanelerin kramponlarını gözlemliyorsunuz.

Ve en heyecanlandığım yerlerden birindeyim. Duyularımı harekete geçiren oda! Şimdi gözlerinizi kapatın ve beyaz kalbin çıkardığı nabız seslerine odaklanın… Bu ses işte Madrid taraftarlarının kalp atışını temsil ediyormuş! İnanılmaz bir his bu odadan geçmek, zaten çoktan havaya girmiş oluyorsunuz bu sesi duyunca. 🙂

Bu odada daha çok kulübün günümüz ve geçmişindeki efsane oyuncularına odaklanılmış. 11 metrelik devasa bir dokunmatik ekranda bu oyuncular ile ilgili merak ettiğiniz bilgilere ulaşabiliyorsunuz.

Play Video
santiago barnabeu 5

Ve geldik fotomontaj odasına. 🙂 Arkada Estadio Santiago Bernabeu fonu, önde ise siz ve favori oyuncunuz ile bir pozunuz. Ben bu tarz gerçekçi olmayan şeyleri pek sevmiyorum. Sonuçta fotomontaj. 🙂 Gerçek bir Ronaldo değil karşınızdaki, ııh sevmem. 🙂 Banane benim bir hatıram olsun diyorsanız belli bir ücret karşılığında buyrun sevdiğiniz oyuncu ile fotoğraflanıp, instagrama yükleyin. 🙂 Siz peki hangi futbolcuyu seçerdiniz? 🙂

Çimlere ayak basma zamanı geldi. Burada da efsane fotoğraflar çıkıyor, hele ki ışık tersinizde değilse. Terste ise de boş verin, uygulamalar sağ olsun kurtarıcımız her daim. 🙂 Çimlerden tribünlere doğru tırmanıyorsunuz. Tribünlerde sahanın atmosferini boşken bile hissedebiliyorsunuz, harika!

Ve başkanlık makamındayız. Burası özel bir alan ve maç günü herkes giremiyor. Sadece başkanlar ve özel konuklarının ağırlandığı bir oda burası.

real-madrid-cigdem-ceylan
Play Video

Efsane oyuncuların soyunma odalarında bulunmak bana hep ilginç hissettiriyor. Ne yani şimdi Ronaldo, Modric, Benzema, Bale falan bu banklarda mı oturdu hissini deneyimlemek çok özel ve farklı. 🙂 Deneyin.

Ve duygular daha da yoğunlaşıyor çünkü soyunma odasından çıktık ve sahaya çıkmak için tünele doğru ilerliyoruz. Bu tünelden stadın tüm atmosferi çok çok farklı görünüyor. Oldum olası bu tünelleri severim çünkü, tribünlerde iken taraftar olarak bulunmanın hissini zaten biliyoruz ama oyuncular burada maça çıkmadan ne hissediyor, ne yapıyor?… İşte buna kafa yormak o an, inanılmaz bir deneyim. 🙂

santiago-barnabeu-13

Diğer statlarda görmediğim bir şey yapacağız şimdi!!!! Yine bayıldığım bir aktivite olmuş. Stat turu yönetimine buradan sevgilerimi yolluyorum. 🙂 Niye mi? Oyuncular kamp yaptığı tesislerden kendi mabedlerine otobüs ile nasıl gidiyorlar? Stada giderken neler oluyor?? İşte bu aktivite size bu sorunun cevabını verecek. 🙂

Kocaman bir takım otobüsü inşa etmişler tur alanına. İçeri giriyorsunuz bildiğiniz otobüs koltuklarına oturuyorsunuz, önde bir de maket şoför var. Otobüsün tüm camları ekran. Siz hangi cama bakarsanız bakın o anın görüntüsünü görüyor ve gerçekten yaşıyorsunuz. Işıklar sönüyor ve ön cam bölmesinde video oynamaya başlıyor. Binadan teker teker günümüz Real Madrid takımının futbolcuları çıkıp otobüse biniyorlar. 🙂 Etraflarında da basın mensupları ve taraftar kalabalığı ve tezahüratlar… Ve en son o ikili etrafı selamlayarak çıkıyor binadan, Zidane ve Ronaldo. Allah’ım ne karizmalar dedim o an, itiraf ediyorum, net. 🙂 Otobüse biniyorlar ve kalkıyoruz, yollarda taraftarlar ellerinde bayraklar ve çiçekler, tezahüratlar büyük coşku bize eşlik ediyor! Ve sonra otobüsümüzün tam karşısına heybetli Estadio Santiago Bernabeu çıkıyor! Ben tabi deli havaya girmiş vaziyetteydim o anlarda. 🙂 Çığlık atıyorum. 🙂 Çok samimiyetle söylüyorum, size ben bu satırları yazarken tüylerim diken diken oldu. 🙂

Sanki bir futbolcu veya teknik direktör gibi otobüsün içindesiniz heyecanını an be an yaşıyorsunuz. Harikaydı be!! 🙂

Ve şimdi de basın toplantısı odasındayız. Zaman zaman teknik direktörlerin özellikle mağlubiyetlerden sonra sorular karşısında ter döktüğü oda yani. Real Madrid için pek geçerli değil bu tabi. 🙂 Teknik direktörün açıklama yaptığı yerde oturup, fotoğraf çektirmek ücretsiz! 🙂

İşte böyle… Ne güzel bir turmuş, yazdıkça duygularım coştu. Ronaldo efsanesi artık Juventus’ta. La Liga’daki istatistiklerinden sonra, Seria A’da neler yapacağını çok merak ediyorum. Ben bu satırları yazarken henüz gol siftahı olmadı Juventus’ta. 🙂 Eminim coşacak yine ama. 🙂

Mutlu turlar. 🙂

santiago-barnabeu-18

Estádio do Dragão Deneyimim

LA LA LA LA LA LA LA LA LA LA LA LA LA LA LA!

FORÇA PORTO ALLEZ, FORÇA PORTO ALLEZ!

Madrid’den sonraki durağım Porto olmuştu. Uçağım çok erken bir saatte idi, Porto’da da 2 kocaman günüm olduğu için, otele varır varmaz eşyalarımı bırakıp koşa koşa FC Porto’nun mabedine gittim.

Bir dönem Jardel, Hulk, Carvalho, Villas-Boas gibi isimlerle yıldız fabrikası diye anılan FC Porto’nun yıldızı her ne kadar eskisi gibi parlamasa da muhakkak görülmeye değer bir stat. Nam-ı diğer ejderha stadının ismi bile korkutucu bence!

Ama önce havaya girmek için Porto taraftarlarına kulak verelim. 🙂 Tabiiki sesini sonuna kadar açarak…

estadio do dragao 1
estadio do dragao 2

STADA VARIŞ

Ben stada vardığımda saat 09.30 idi. Biletimi aldığımda hemen müzeyi gezebileceğimi ama saat 11.00’de grup buluşma noktasında olmamı söylediler. Ben öyle yaptım, yani müzeyi siz kendiniz turdan önce veya sonra da gezebilirsiniz, size kalmış.

STAT TURU

Yine loş bir koridordan geçerek FC Porto’nun müzesine vardım. Evet bir Camp Nou kadar görkemli olmasa da kulüp tarihini öğrenmek adına çok doyurucu bir müze olduğunu düşünüyorum. Sadece futbol takımına değil, tüm branş takımlarına ait kazanılmış kupalar, terlettikleri formalar ve eskittikleri ayakkabılar gibi birçok şey sergileniyor içeride. Futbol takımının kuruluş yılından günümüze kadarki tarihini dokunmatik ekranlarda incelemek çok özel ve heyecan verici idi! Tarihi başarılar, kritik goller ve şampiyonluk maçları müzedeki dev videowall’larda oynatılıyor. İçerinin ışıklandırması ve atmosferi özellikle çok hoşuma gitti. Ses sistemi de efsane idi.

Play Video
Play Video

2013 yılında Vitor Perreira FC Porto’nun başında iken Benfica ile oynadıkları şampiyonluk maçında 90+’da atılan son dakika golü ile lig şampiyonluğunu kazanmıştı hatırlar mısınız? İşte teknik adamların gol sevinçleri videosunda o görüntülere rastlayınca, aklıma Perreira’nın Fenerbahçe’nin kulübesinde iken maç oynandığı esnada elinde kahve ile verdiği görüntüler gelmişti. 🙂 

Yaklaşık bir yarım saatlik müze ziyaretimden sonra buluşma noktasına gittim. Bir rehber gelip bizi stada götürmek üzere asansöre bindirdi. Bir grup ile gezme fikrinden çok memnun olmasam da kendimi stadın büyüsüne bıraktım. Rehberimiz Portekizli idi ama gruptaki dil yoğunluğunun İngilizce olduğunu öğrenince bize herşeyi İngilizce olarak anlattı.

estadio do dragao 3
Play Video

Önce tribünlere çıktık. Dışarıdan mimarisi çok modern ve farklı olan bu stadın, tribünleri de oldukça görkemli. Ben FC Porto’nun renklerine bayılıyorum. Her şeyin mavi beyaz oluşu beni çok heyecanlandırmıştı. Ama bu tura dair hoşuma gitmeyen detaylar işte o an başlamıştı, rehber ve yanında da bir gözlemci sürekli grubu gözlemliyordu. Yani diğer statlardan farklı olarak fotoğraf ve gezme işini daha çabuk halletmek durumunda kaldım ve bu benim hoşuma gitmedi. Ben belki tribünlerin tadını biraz daha fazla çıkarmak istiyordum. 🙂 

Stadyumdan içeri girerek basın toplantısı odasına doğru yürüdük. İçeride boynunda bir fotoğraf makinesi asılı bir fotoğrafçı bir kız duruyordu. Rehber buraya dair bilgileri anlattıktan sonra fotoğraf çektirmek isteyen var mı diye sorunca ben hemen atladım tabi. 🙂 Ama tabi fotoğrafı kendi telefonumla çekeceğimi sanarak. 🙂 Bana fotoğrafçının çekip sonrasında o fotoyu satın almam gerektiği söylenince kıl oldum ve çektirmedim. Ne bileyim samimiyetsiz ve gereksiz bir detay bence… Düşünsenize herkes çektirmek istese en az yarım saat bekleyeceksiniz orada! Ne gereksiz bir organizasyon… Kimse fotoğraf çektirmeyince buz gibi bir atmosferde o odadan anında çıkıverdik.

estadio do dragao 7
fc-porto-cigdem-ceylan

Heh! soyunma odalarına doğru gidiyoruz.. İşte bunu sevdim dememe kalmadan bir anda kendimizi deplasman takımın soyunma odasında bulduk.

Ben Maxi Pereira, Corona ya da Marcano’nun odasını görmeyi beklerken hiçbir esprisi olmayan sadece taş seramik duvar ile kaplı odada fotoğraf çektirmenin veya bu odaya ziyaretin ne anlamı var. Şımarıklık yapmış olmayayım tabi, orada bulunmak bile bir ayrıcalık o an ama Camp Nou ve Santiago Bernabeu’da yaşadıklarım ve gördüklerim o kadar görkemliydi ki belki bu turdan da aynı hizmeti bekledim.

Dayanamayarak rehberin yanına gittim ve FC Porto’nun odasına şimdi gidiyoruz herhalde dedim, aldığım cevap şu oldu; “Really! U kidding! No way!” Yorum yapmayacağım. 🙂 Sorgulamadan yoluma devam ettim…

Bu anlattıklarım sizi olumsuz etkilemesin. Stadın ve müzenin atmosferi müthiş. Ben sadece daha fazlasını istemiştim. 🙂 Tur bittiğinde koyu bir Porto taraftarı olup kanım mavi beyaz akmalı idi, ama olmadı. 🙂

Mutlu gezmeler. 🙂

Signal Iduna Park Deneyimim

ALE ALE ALE ALE OH BVB 09 ! ALE ALE ALE ALE OH BVB 09!

Hallo Borussia Dortmund, Hallo Iduna Park, Hallo Yellow Wall!!!

Dünyanın en özel tribünlerinden biri olan Gelbe Wand yani o meşhur Sarı Duvar tribününü görmek için can atıyordum!

Barselona-Madrid-Porto-Lisbon-Amsterdam seyahatimin bir de Almanya yani Dortmund ayağı vardı elbette. 🙂 Amsterdam’dan tren ile önce Münster daha sonra ise Dortmund’a geldim. Dortmund’a ayak basar basmaz da o meşhur tribün ve futbolcuların maça çıktıkları o meşhur tüneli görmek üzere Signal Iduna’nın yolunu tuttum. 83.000 kişilik bu mabedi görmek için yine çok heyecanlı idim tabi. 🙂  

Ama önce havaya girmek için muhteşem taraftarın muhteşem sesine kulak verelim. 🙂 Tabiiki sesini sonuna kadar açarak…

signal iduna park 1

ALE ALE ALE ALE OH BVB 09!

signal iduna park 10

STADA VARIŞ

Bilet ofisinin önünde, minik bir ziyaretçi grup da benim gibi sıra bekliyordu. Saat başı geldiğinde yaşı geçkin sevimli bir rehber amcamız gelip bizi aldı ve klasik Alman disiplini ve kuralcılığını daha o anda hissettirdi. Tura başlamadan önce nelere dikkat etmemiz gerektiği, güvenlik ve uyulacak kurallar vs. gibi önemli bilgiler setini bize aktardıktan sonra gezmeye koyulduk hep beraber. Burada önemli bir bilgi paylaşacağım. Rehber amcam Almanca konuşuyordu. Evet grubun çoğu turist olmasına ve Almanca bilmemesine rağmen hem de. 🙂 Adamlar özlerinden asla taviz vermiyorlar yahu. 🙂 O tatlı tatlı Almanca konuşurken siz de kulaklığınızdan İngilizce olarak tüm detayları dinleyebiliyorsunuz merak etmeyin.

STAT TURU

Signal Iduna Park tribünlerine çıktık önce. Evet belki en modern stat olmayabilir burası ama ben o tribünlerden bu stadın gerçek ruhunu o çılgın tutkulu taraftarının oluşturduğunu iliklerime kadar hissettim. Tribünler boş olsa da buranın bir ruhu var çünkü.

Belki o çocukluğumuzdan beri kafamıza kazınan o sarı siyah renklerinden kaynaklanıyordur, ama maç oynandığı esnada bu stadın taraftarlarıyla beraber Avrupa’nın en muhteşem atmosferlerinden biri olacağına emin oldum.

signal iduna park 4
signal iduna park 5

Sarı duvar tribününe doğru ilerledik. Buranın, ünlü taraftar grupları arasındaki en büyük (25.000 kişi ile) ve görkemli tribünü olarak anıldığını biliyordum. Takımın golcülerinden Aubumeyang burayı şöyle anlatır;

“Sadece bakıyorsunuz ve sadece muhteşem diyebiliyorsunuz. Ne zaman enerjiye ihtiyaç duyduğunuzu biliyorlar ve o anda sanki düğmeye basıyorlar. Bunu hissediyorsunuz”

Bir zamanlar Borussia Dortmund’un en büyük rakibi Bayern Münih’te forma giyen Schweinsteiger ise bir keresinde Borussia Dortmund maçı öncesinde rakip oyunculardan mı, yoksa rakip teknik direktörden mi daha çok endişelendiği sorulduğunda şu yanıtı verir: 

“Beni en çok korkutan Sarı Duvar.”

Ben de gözümü kapadım bir an, gürültüyü hissederek o renkler ve tribünün dik yapısı ile rakiplerin nasıl korkulu rüyası olduğunu hayal ettim bu meşhur tribünün. Rehber amcamız grubumuza orada bir iki tane Dortmund tezahüratı ve 3’lü çektirmeyi de öğretti. 🙂 İnanılmaz keyifli idi. 🙂 Bu arada bu tribünlerde koltuk olmadığını da hatırlatayım.

Play Video
Play Video

Borussia Dortmund oyuncularının soyunma odasındayız şimdi!!! Marco Reus, Shinji Kagawa ve diğerleri arasında milli gururumuz Nuri Şahin’in ismini ve ona ayrılmış bankı görmek beni aşırı gururlandırdı. Bravo! Odanın atmosferine kendimi kaptırmışken, rehber amcam ışıkları bir anda söndürüp bir video oynatmaya başladı. Videoda kulübün malzemecisi ve oyuncuların maça çıkmadan önce tüm gereksinimlerini sağlayan kişi ile yapılmış bir röportajı izledik. Maç günü hazırlıklar nasıl yapılıyor, o odada neler oluyorun cevabını verdi adam, müthişti.

Işıklar yanar yanmaz, dikkatimi bir şey daha çekti. Bu oda inanılmaz sade ve basit dekore edilmişti. Oyuncuların kullandıkları lavabolar, oturma alanları ve aynalar inanılmaz eski idi. Hiçbir şey modern ve lüks dekore edilmemişti bu odada. Camp Nou ve Santiago Bernabeu’dan aşırı farklıydı bu oda. Dortmund oyuncularının ne eksiği var onlardan yahu diye düşünürken, muhabir ve spiker içgüdüm ile hemen rehberimize bu soruyu sordum. 🙂 Allahtan yanıtımı İngilizce olarak aldım. 🙂 Bana bu durumun bilinçli ve kulübün felsefesi ile ilgili olduğunu söyledi.

Stada ayak bastığım anda bu kulübün ruhu ile ilgili hissettiklerim aklıma geldi o an, yanılmamıştım. Bu kulübün paranın ötesinde acayip bir ruhu vardı! 

Bu stadı en ayakta tutan şey paradan ziyade takım ve taraftar ruhuydu!

signal iduna park 6

Ve geldik o meşhur korkutucu tünele! Sahaya uzanan karanlık ve dar bir tünel düşünün! Kendinizi oyuncuların yerine koyun, tünelden çıkınca sizi demin bahsettiğim o görkemli ve gürültülü tribünler karşılıyor! Çıldıracak gibi oldum o an inanın. 🙂

Jurgen Klopp, o atmosfer için şöyle der;

“İki metre yüksekliğindeki bu karanlık tünelden dışarı çıktığınızda yeniden doğmuş gibi hissedersiniz. Sahaya adımınızı attığınızda, o karanlık tünelden aydınlığa çıktığınızda yer yerinden oynar. Solunuza baktığınızda ise sanki tamamen çılgına dönmüş 150.000 insan görürsünüz.”

Daha ben ne diyeyim bunun üzerine. 🙂 O tünelde bulunmak inanılmaz bir his. Umarım siz de yaşarsınız bunu.

signal iduna park 8
signal iduna park 9

Basın tribünü, basın toplantısı odası ve kulüp başkanının stattaki odası da bu turda ziyaret ettiğimiz diğer yerler arasında idi. Muhteşem bir tur yaşadım kesinlikle!!!

Mutlu turlar. 🙂

Paylaş

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on google
Google+
Share on pinterest
Pinterest
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir